Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Uğur Ulusoy
Uğur Ulusoy

Sırada kim var?

Bir süredir Türkiye’de siyaseti izlerken içime çöken bir duygu var…

Adını tam koyamıyorum ama galiba en doğrusu şu:

Tedirginlik…

Çünkü bu ülkede artık seçim kazanmak başka, o seçimin sonucunu koruyabilmek başka mesele haline geldi.

31 Mart seçimlerinde insanlar sandığa gitti.
Ekonomiyi konuştu.
Hayat pahalılığını konuştu.
Emekliyi konuştu.
Gençlerin umutsuzluğunu konuştu.

Ve ortaya ciddi bir tablo çıktı.

CHP uzun yıllar sonra Türkiye’nin birinci partisi oldu.

İktidar cephesinde bunun yarattığı sarsıntıyı herkes gördü zaten. Görmemek mümkün değildi. Özellikle büyükşehirlerde çıkan sonuçlar sadece belediye kaybı değildi. Aynı zamanda güçlü bir toplumsal mesajdı.

Ama sonra başka bir süreç başladı…

İnsanların asıl canını sıkan da o oldu zaten.

Bir baktık…
CHP’li belediye başkanları tek tek AKP’ye geçmeye başladı.

Tam 16 belediye başkanı…

Bir büyükşehir…
İller…
İlçeler…
Beldeler…

Şimdi burada kimse bana bunun sıradan bir siyasi hareket olduğunu anlatmasın.

Kusura bakılmasın ama vatandaşın aklıyla bu kadar oynanmaz.

Çünkü insanlar sandığa giderken sadece bir kişiye oy vermiyor. Bir anlayışa, bir itiraza, bir siyasi kimliğe oy veriyor.

Madem sonunda gidip başka rozet takacaktınız…

Neden o zaman başka sloganlarla meydanlara çıktınız?

İnsanların kızdığı nokta tam olarak bu.

Bugün kahvede oturan vatandaşın da, pazardaki emeklinin de, sanayide çalışan işçinin de söylediği şey aynı:

“Bizim oyumuzun hükmü kaldı mı?”

Bakın…

Bu çok tehlikeli bir cümledir.

Çünkü demokrasi dediğiniz şey sadece sandık kurmak değildir. İnsanların o sandığa inanmasıdır.

Bugün Türkiye’de aşınan şey tam da budur.

Tam bu tartışmalar sürerken şimdi bir başka tabloyla karşı karşıyayız.

CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar…

Gözaltılar…

Soruşturmalar…

İtirafçı tartışmaları…

CHP Genel Başkanı Özgür Özel çıktı, oldukça sert konuştu.

Diyor ki:

“CHP’ye topyekun saldırı var.”

Şimdi ister katılın ister katılmayın…
Bu cümle üzerinde düşünmek gerekir.

Çünkü Türkiye’nin ana muhalefet partisinin lideri doğrudan partisinin hedef alındığını söylüyor.

Üstelik sadece belediye başkanlarının değil, yakın çevrelerinin bile baskı altında olduğunu anlatıyor.

“İftira at dediler, atmadım” sözlerini aktarıyor.

“Gözü dönmüş şekilde herkese iftira attırmaya çalışıyorlar” diyor.

Bunlar sıradan açıklamalar değil.

İşin en kötü tarafı ne biliyor musunuz?

Toplum artık bütün bu süreçlere hukuki değil, siyasi gözle bakıyor.

Çünkü güven duygusu zedelendi.

İnsanlar artık herhangi bir operasyon haberini duyunca önce dosyaya değil, siyasi aidiyete bakıyor.

Ve bu durum iktidar açısından da, muhalefet açısından da son derece tehlikeli.

Çünkü hukuk bir ülkede tartışılmaya başlanmışsa, orada herkes kaybeder.

Bugün yaşanan tablo bana başka bir şeyi daha düşündürüyor…

Sanki Türkiye’de görünmeyen büyük bir siyasi dizayn süreci işliyor gibi…

Bir tarafta transferler…
Bir tarafta operasyonlar…
Bir tarafta medya baskısı…
Bir tarafta sürekli büyüyen kutuplaşma…

Ve bütün bunların ortasında kalan milyonlarca insan…

Yorgun…

Öfkeli…

Ve en kötüsü güvensiz…

Şimdi gelelim en kritik soruya…

Sırada kim var?

Çünkü Türkiye’de artık hiçbir siyasi gelişme insanlara sürpriz gelmiyor.

Bugün bir belediye başkanı geçiyor…
Yarın başka biri hakkında soruşturma açılıyor…
Öbür gün başka bir isim hedefe konuyor…

Toplumun zihninde sürekli aynı duygu büyüyor:

“Acaba sıradaki kim?”

İşte bu duygu demokrasiyi çürütür.

Çünkü korkunun olduğu yerde özgür siyaset olmaz.

Ve evet…

Ben bu soruyu Kocaeli için de soruyorum.

Çünkü Kocaeli bu ülkenin küçük özetidir.

Burada yaşanan her siyasi dalga Ankara’ya vurur.

O yüzden insan düşünmeden edemiyor:

Yarın Kocaeli’de de benzer siyasi kırılmalar yaşanır mı?

Sandıkta çıkan irade başka hesapların içinde erir mi?

Milletin verdiği oy, kulis masalarında yeniden şekillenir mi?

Bakın…

Bu yazı bir parti yazısı değildir.

Bu yazı demokrasi yazısıdır.

Çünkü bugün mesele CHP meselesini de aşmıştır.

Mesele, insanların sandığa olan inancının korunup korunamayacağı meselesidir.

Ve açık konuşayım…

Bir ülkede insanlar sandığın sonuç verdiğine inanmayı bırakırsa, işte orada herkes kaybeder.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER